Doğanbaba Köyü'nün kuruluşu, kuşaktan kuşağa aktarılan bir efsaneye dayanmaktadır. Bu anlatı, yörenin tarihsel geçmişiyle iç içe geçmiş ve köyün hafızasında önemli bir yer edinmiştir.
Tarihî kaynaklar, 1075-1211 yılları arasında Anadolu'nun batısına yoğun Türkmen göçleri yaşandığını göstermektedir. Denizli, Acıpayam, Yeşilova ve Burdur çevresine yerleşen Türkmen toplulukları; yaylaları, su kaynaklarını ve geçimlerini sağlayabilecekleri alanları tercih etmişlerdir.
Bu dönemde bölgeye gelen topluluklar, başlarında beyleri bulunan aileler ve Horasan medreselerinde eğitim almış kişilerden oluşuyordu. Göçebe topluluklar yaylalara yerleşirken, diğerleri tarım ve zanaatla uğraşabilecekleri alanları yurt edinmişlerdir.
Köyün bugün "Tekke" olarak bilinen mezarlığının güneydoğusunda, Gürlek adı verilen dere yatağı bulunmaktadır. Kızıltepe Deresi'nin bu bölümünde geçmişte daha büyük ve daha güçlü bir şelalenin bulunduğu anlatılır.
Rivayete göre, Yeşilova-Satırlar yakınlarındaki Erle Ovası'nda Bizanslılar ile Selçuklular arasında yapılan bir savaş sırasında yaralı bir Türk savaşçısı Gürlek'e kadar ulaşmıştır.
O sırada Kelgürü ve Yatakyeri olarak bilinen bölgede konaklayan Tekin Yörükleri, yaralı askerin şelaleye doğru girdiğini görmüşlerdir. Onu takip eden düşman askerleri uzun süre aramalarına rağmen savaşçıyı bulamamış ve bölgeden ayrılmıştır.
Yörükler de daha sonra olay yerine geldiklerinde, şelalenin üzerinden yükselip uzaklaşan büyük bir doğan kuşu gördüklerini anlatmışlardır. Yaralı savaşçıdan ise hiçbir iz bulunamamıştır.
Bu olay zamanla halk arasında farklı şekillerde yorumlanmış ve savaşçının bir doğana dönüşerek göğe yükseldiğine dair inanç yayılmıştır.
Aradan aylar geçtikten sonra Sami adında bir kişi ailesiyle birlikte bölgeye gelmiş ve kayıp kardeşini aradığını söylemiştir. Yörükler yaşananları ona anlatmışlardır.
Sami ve ailesi, Gürlek'in yakınlarında, bugün Tekke olarak bilinen bölgeye yerleşmişlerdir. Rivayete göre köyün adı zamanla "Doğanbaba" olarak anılmaya başlanmıştır.
Bazı anlatımlarda ise kaybolan savaşçının adının Doğan Sami olduğu ve köy adının buradan geldiği ifade edilmektedir.
Bugün Doğanbaba Köyü, Salda Gölü'nün eşsiz doğası ile çevrili olmasının yanı sıra, yüzyıllardır anlatılan bu efsaneyi de yaşatmaktadır.
Gerçek tarih ile halk anlatılarının birleştiği bu hikâye, Doğanbaba'nın kültürel kimliğinin önemli bir parçası olmaya devam etmektedir.
Köyün geçmişine dair bir bilginiz, anınız ya da belgeniz varsa bizimle paylaşın.
İletişime Geçin →